Avrupa’nın ilk doğada çözünen maskesi kenevirden üretildi

Avrupa’nın ilk doğada çözünen maskesi kenevirden üretildi

Artık hijyen, dezenfeksiyonun önemi tüm işletmelerde, günlük hayatımızda önemli bir yer tutuyor. Pandemi ile birlikte tek kullanımlık maskeler, dezenfektanlar artık alışveriş sepetlerimizin rutinine girmeye başladı. Maskesiz dışarıya çıkamıyoruz. Elbette, virüsten korunmak için özellikle maske çok önemli ancak bu polietilenden üretilen maskelerin çürümesi yüzyıllar alıyor ve maskeler dünya ölçeğinde düşündüğümüzde ciddi bir doğa tahribatı nedeni.

Enviromental Science and Technology (Çevre Bilimi ve Teknoloji) yayınındaki bir araştırmaya göre dünya çapında her ay 129 milyar tek kullanımlık yüz maskesi ve 65 milyar eldiven kullanılıyor. Yüzlerce sucul canlıya evsahipliği yapan denizlerimize atılan her bir plastik maskenin çürümesi 450 yıl sürüyor. Düşünebiliyor musunuz? Bu pandemi bitse de biz ölsek de atılan maskelerin yarattığı tahribat 450 yıl sürecek!

İnsan eliyle yapılmış çevre tahribatları sadece maske temelli değil, taşıtlar, hayvancılık endüstrisi, imalat sektörü de çevreyi kirletiyor. Ancak iyi şeyler de oluyor ve tek kullanımlık çevre dostu maskeler üretiliyor.

Avrupa’nın ilk doğada çözülebilir maskesi üretildi:

Fransa’da bulunan bir fabrika çevreyi kirleten, plastik kirliliği yaratan maskeler yerine kenevirden %100 çözünebilen maske üretti. Avrupa’nın bu ilk çözülebilir maskesi, maskelerle oluşan çevre kirliliğini azaltmayı hedefliyor.

En az bir yıl daha maskeler, dezenfektanları kullanacağız gibi görünüyor. Bence bu kenevirden %100 doğada çözünebilir maske, gezegen adına müthiş bir devrim!

Maskelerle çevreyi nasıl kirletiyoruz?

Maske ve eldiven gibi tıbbi atıklarla ciddi bir çevre kirliliği oluşuyor. Pandemi süreci öncesinde de deniz, göl, dere gibi sucul sistemlerdeki kirliliğin yüzde 60-80’inin plastik kirliliği oluşturuyordu. Dünyanın en derin çukuru Mariana Çukuru’nda dahi plastik maddeye rastlandı (Mariana Çukuru 11 kilometre). Doğru atık yönetimi yapmazsak tehlike, pandemi bitene kadar artarak devam edecek. Bu kirlilik sudaki yaşamı, karadaki yaşamı çok derinden etkileyecek.

Yanlış atık yönetimi bulaşma riskini artırdı

Atılan her tıbbi atık virüsün bulaşma riskini artırıyor. Yolda, pazarda, çarşıda her yer atılmış maskelerle dolu. Bu nedenle atık ayrıştırma işleminin başarılı bir şekilde yönetilmesi gerekiyor.

Avrupa’daki çözünebilir maskeden önce dünyada da gelişmeler olmuştu:

Dünyanın ilk tescilli şeffaf maskesi LEAF, yüzde 100 geri dönüştürülebilir bir şekilde optik dereceli malzemelerle havacılık  teknolojisi kullanılarak üretilmişti.

30 Haziran’da Independent Türkçe’de “Dünyanın ilk kendini temizleyen, şeffaf, akıllı maskesi FDA onayı aldı.” haberi yayımlanmıştı.

Kenevir ya da diğer doğada çözünebilir maddelerden yapılan maskelere bir an önce geçmeliyiz. Çünkü, gezendeki kaynaklar için artık 12 yılımız değil 5 yılımız kaldı! Pandemi, doğa tahribatını azaltmadı, artırdı. Ne zamana kadar süreceğini dahi net olarak bilmiyoruz.

Sadece maske kullanımı değil dezenfektan kullanımı da önemli. Bu nedenle mekanlarda Gastronomi Turizmi Derneği Hijyen Belgesi’ni daha sık göreceğiz.

Evet, çevre kirliliğinin pek çok nedeni var; ancak unutmamak gerekir ki bu kirliliğin %26’sını hayvancılık endüstrisi oluşturuyor (Kaynak: J. Poore, T. Nemecek, Reducing food’s environmental impacts through producers and consumers, 2018, Science)

Umarız dünya gezegenimiz, tüm ekosistemlere ev sahipliği yapabilecek kadar temiz olur bir gün. Çünkü başka gezegenimiz yok, gezegen b yok!

 

                                                                                                               Beslenme ve Diyet Uzmanı

                                                                                                                       Kevser Başkara

                                                                                                          Türkiye’nin ilk vegan diyetisyeni