PANDEMİ SONRASI SOKAK LEZZETLERİ Mİ? FINE DINING Mİ?

Şimdi sokak lezzetlerinden kokoreç, midye, sübye, söğüş, balık-ekmek, kumru, kestane, şambali tarzı yiyecekleri salaş ortamda yemek mi istersiniz yoksa şık bir mekanda; Kaz ciğeri, ördek spring roll, Norveç Somon tartar, karides, ahtapot karpaçio, kabak çiçeği tempura, yavaş pişirilmiş dana yanak, alaska yengeç mi tercih edersiniz?

PANDEMİ SONRASI SOKAK LEZZETLERİ Mİ? FINE DINING Mİ?

Şimdi sokak lezzetlerinden kokoreç, midye, sübye, söğüş, balık-ekmek, kumru, kestane, şambali tarzı yiyecekleri salaş ortamda yemek mi istersiniz yoksa şık bir mekanda; Kaz ciğeri, ördek spring roll, Norveç Somon tartar, karides, ahtapot karpaçio, kabak çiçeği tempura, yavaş pişirilmiş dana yanak, alaska yengeç mi tercih edersiniz?

 

Özledik değil mi? Evet hem de restoranlara gitmeyi çok özledik.

Sektör çok yara aldı ama pandemi sonrası en fazla kazanan yine restoranlar olacak.

 

Restoranlarda yeni bir trend başlayacak; sokak lezzetlerini şık mekanlarda sunmak ve Türk Mutfağını hikayesi ile servis etmek.

 

Aslında bu konuda Kültür Turizm Bakanımızın belirttiği üzere (GTD olarak derneğin yoğun çalışmaları sonucu)  GASTRONOMİ YILI  ilan edilmiş idi. Ama maalesef son süreç Pandemi Yılı olarak kayıtlara geçti.

 

Pandemide Fine dining restoranlardan paket servisi alan bir arkadaşım diyor ki ben şimdi paket serviste x liraya bu yemeği İstanbul’un en şık restoranlarından eve söyleyebildiysem, pandemi sonrası; gidip sırf kendi egomu tatmin etmek için 5 katı fiyat niye ödeyeyim? Bu da ilginç bir bakış açısı…Dekora ve ekibe ciddi yatırım yapan şık mekanların bu noktada artık kendini daha optimum konumlandıracağına inanıyorum.

Bunu yaparken de fiyatları gereksiz şekilde abartıp da Cuma cumartesi akşamları dolmak yerine özellikle hafta içi ölü saatleri için de özel menüler çıkartmaya başlamalılar.

 

Pandemi fine dining restoranlar için de çok zor geçiyor. Kiralar yüksek, personel masrafları küçülmedi. Sigorta kapsamında olamayan o kadar çalışan var ki.

 

Orta segmentte ise Bigchefs çok güzel bir çalışma yaparak Anadolu lezzetlerini ön plana çıkartmaya başlamıştı bile …

Bu anlamda Gamzeciğimi tebrik etmemek mümkün mü? Kendisi bence işletmecilikteki başarısı ötesinde kadın olarak da örnek alınacak güzel işlere imza atıyor.

 

Yörük mutfağı uzmanı kardeşim; ALAF restaurant Deniz şefi ve eşini özellikle takdir etmemek mümkün değil. Çanakkale’de pandemiyi geçirmekte.

 

Fine dining denilince Türk Mutfağını en iyi yorumlayan noktalardan biri de Aylin Yazıcıoğlu-Alancha Restoran; Kendisi benim için çok özel biri. İşinde hata kabul etmeyen, mükemmel eğitim almış aynı zamanda Dünya vizyonu ile Anadolumuzu entegre etmiş hala pazar alışverişine kadar bizzat kendi giden mükemmel bir orduyu yöneten vizyoner bir dost. Yeni adresine de en kısa zamanda gideceğim. İyi ki varsın Aylin. Alancha artık yeni yuvası.  Kendisine başarılar dilerim. Özellikle Alancha kurucusu Evren Köprülü dostumun vizyonu ve Tuna Özener kardeşimin işletme profesyonelliği ile Nişantaşı’nda ülkemize Michellin kalitesi ile muhteşem yemekler sunmaya devam edecekler.

 

 Sivrioğlu da ülkemizin gurur şeflerinden. Özellikle kitabını tavsiye ederim. Kendisi benim ve ülkemiz için çok kıymetli. Sadece TV den izlediğiniz bir Showmen değil, gerçekten çok değerli bir insan. Avustralya’da Türk Mutfağı başarısı için harika çalışmalar gerçekleştirmiş. İki restoran açmış. Çok kıymetli bir kitap yazmış; Adı Anatolia (Anadolu). Türk Mutfağı çok kıymetli.

 

Murat Bozok; kardeşim benim için çok özel bir insan. Kendisi ile pek çok projede çalışma imkanı bulduğum ve böyle pozitif  ve egosuz bir Türk şefi tanıdığım için çok mutluyum.

 

Bunların yanısıra; Ömür Akkor; anlatılmaz yaşanır. Ömür bizimle yıllar önce Bağcılardaki Seraf Restoran lansmanı için çalıştığında bir kaburga dolması yapmıştı (8 saatte pişen) gelen 300 misafir parmaklarını yemişti. Anadolu’yu ve kültürü bu kadar yaşayan yaşatan şef çok nadir bulunur.İstanbul Zeytinburnu Büyükyalı projesindeki yeni açtığı mekana gidemedim.Sosyal medyasını ve kitaplarını sakın kaçırmayın.

 

Aydın Demir zaten 3 nesilden beri Osmanlı Mutfağı uzmanı olarak Feriye’de markalaşma süreçlerine çok önemli katkılarda bulunmuş idi. Şimdi çok önemli projelerde danışmanlık yapıyor. Her zaman kendisi yanımızda …İyi ki varsın .

 

Mehmet Yalçınkaya yılların dostu.Türk Mutfağı konusunda Arabistan’da Krallara hizmet etmiş bir duayen.

 

Şimdi yeni moda da TURK Restoranı; Fatih Tutak kardeşimiz çok hoş bir mekan açmış idi.Detaylı tadımlamaya gidemedim sadece mekanı gezdirdi en kısa zamanda yemeğe gideceğim.

Biliyorsunuz Bangkok da ‘’best 50 ‘’ye seçilen Fatih ülkemizin gururu şeflerden.Kendisi aynı zamanda efendiliği ve mütevaziliği ile gönülleri fethediyor.

 

Neyse bu kadar değerli şeflerimiz ve niceler artık ülkemizin değerlerini GASTRONOMİ YILI çerçevesinde daha da sahiplenecekler idi ama pandemi yılı oldu maalesef.

 

Bu vizyonlu şefler ve mekanlar Türk Mutfağını önceden keşfeden vizyonerler, bir de zorunlu olarak keşfedecek şefler olacak. Neden mi? Gastronomi Yılı  döneminde Bakanlık menülerde Türk Mutfağı ve Türk ürünlerini zorunlu kılıp denetleyecek.

 

Bu konu haricinde eskiden işletme belgesi adı altında verilen belgeler yerine de GASTRONOMİ BELGESİ adı altında özel belge verilmeye başlandı.Bu noktada Akredite eğitimler konusunda Gastro akademi tam yetkili. Çalışmalar ülkenin 4 bir yanından gelen yoğun taleplerle ilerlemekte. Gerçekten ‘’Gastronomi Belgesi ‘’istiyorsanız özel eğitimli personel vb tüm şartlar için Bakanlık sağolsun derneğimize yönelik bilgilendirme toplantısı için 2 başkontrolör yolladı.İstanbul Swisshotel’ de yaptığımız toplantıda mekan sahibi üyelerimiz detaylı bilgilendiler.

 

Pandemi sonrası Bu güzel gelişmeler ışında hem sokak lezzetleri, hem Türk kahvesi vb değerlerimiz değerli şeflerimiz ötesinde Turizm Bakanımız Mehmet Ersoy’un geniş vizyonu ve tanıtma dairesi önderliğinde atağa kalkacak.

 

Bu Gastronomi Turizmine inan değerli üyelerimizin ve Türk halkının başarısıdır.

 

Bu haftalık benden bu kadar kalın sağlıcakla ….