ROBERT DE NIRO ve GASTRONOMİ

ROBERT DE NIRO ve GASTRONOMİ

Ne ilgisi var diyeceksiniz ama çok ilgisi var.Siz bu yazıyı okurken Dünya’nın en önemli film
starı ülkemize geldi İstanbul’a indi ve Süzer plaza içindeki ‘’Nobu İstanbul ‘’restoran açılışı ve
ardından basın toplantısı gerçekleştirdi.
Yok artık amma abarttın diyeceksiniz ama öyle oldu.Bu Gastronomi Turizmi konusu ilerde çok
büyüyecek dediğimde kimse inanmadı;hatta çoğu sivil toplum örgütleri başkanları dalga
geçti.Ama 10 yıl önce başlattığımız bu serüven şu anda bu noktada…Önümüzdeki yıllarda
daha da önem kazanacak.
Yarın itibari ile basında bu haberler çıkmaya başlayınca pek çok yerli yabancı Gastronomi
turisti bu restorana gidip bir şeyler ısmarlayacak ve fotoğraf çektirip İnstagramda paylaşacak.
Bu paylaşım yapanların çoğuna Nobu ne restoranı diye sorsak haberleri bile yok.Artık
eleştirmiyorum da ,önemli olan insanların kendilerini konumlandırmak.
Fotoğraflarla şu mesajı veriyorlar;Ben de oradaydım…
İşte olay bu.Balık mı Köfte mi yoksa et mi yedin konu o değil kendini konumlandırmak ve
hatta statü sembolü.
Kimi psikologlara göre acınacak bir durum ama Dünya böyle dönüyor.
Sadece yemekte değil herşeyde;
Mesela kızınız bir adamla tanıştı annesinin sorduğu sorular;
İstanbul’un neresinde oturuyor
İşi neymiş
Evi arabası var mı
Bu soruların altında yatan asıl soru şu parası var mı mevki ve güç sahibi mi? Para ile saadet
yapabilecek kudreti var değil mi?
Veya şu an bindiğiniz araç ,kullandığınız saat ve evinizin mevkii …
İşte ister kişisel ister kurumsal marka olmak bu…
O yüzden restoranlara gidip de ne yediğini bilmeden o instagram fotoları ile hava atan o
kadar genç var ki.Sorsan ne yedin haberi bile yok.
Şimdi gelelim bu Gastronomi turizmi akımı iç piyasa haricinde yabancı turist akınına sadece
ABD de 444 milyar usd lik pazardan Türkiye olarak biz de pastadan payımızı almalıyız .Her
konuşmamda aktardığım gibi Amerika Hamburger ile 500 yıllık Kızılderili leri ile bu ciroyu

ülkesine kazandırıyorsa 12.000 Yıllık tarihi ile Anadolu Toprakları üzerinde olan ülkemiz
neden sadece 5.1 Milyar usd ile yetiniyor.
Burada yapılması gereken ülkemize Gastronomi turisti gelmesi için yeni Nobular
kazandırmalıyız.
Bu konuda Süzer ailesine teşekkür etmek isterim.Ama tüm Türk yatırımcıları kolay olanı
yapıyor.Marka olmuş bir Gastronomik restoranı ülkemize getiriyor.İş bir rüjgar ile başlıyor
ama sonrası hep flue.Hatırlatayım daha önce açılmış Jamie’s Oliver vb pekçok önemli marka
nedense şimdi ülkemizde yok.Bu önemli markayı ülkemize getirenler o dönemde zor
durumda kalsa da şimdilerde Türk Mutfağının ve Gastronomi turizminin önemini idrak etmiş
ve bizden bile önde savunmaktalar .Bu da bir kazançtır.
Yabancı markaların ülkemizde açılması elbette çok önemli ama söylediğim asıl konu
şu;Yurtdışında Türk Markası olmuş restoranların sayısını arttırabiliyor muyuz? Hatta bunu bir
ülke politikası halinde sistematik bir şekilde yayabiliyor muyuz.
Hatta Yabancı marketlerde Türk ürünlerini sattırabiliyor muyuz?
Şimdi bu şekilde konuşunca sen de amma abarttın diye düşünebilirsiniz.
Ama aslında olay çok basit ama fotoğrafa yukarıdan bakalım.
Nobu bir deniz mahsulleri restoranı.Restoran aslında bir Japon şefi ve Amerikalı bir film
sanatçısı ortaklığında…
Her ülkede Nobu açarkan de ülkenin başka bir yatırımcısına isim hakkı veriyorlar.
Ama biz 3 Tarafı denizlerle çevrili Dünya başkenti İstanbul’dayız.Yatırımı yapan aslında bir
Türk ;Süzer ailesi.
Hepimizin gönlünde yatan aslında Türk markalarının yurtdışında açılması:bu konuda Dubai
,NYC vb açılan mekanlar var mı çok var ama kimler bakalım:Nusret;Günaydın,Simit
Sarayı,Bigchefs vb .Bu markalar Turqualty kapsamında çok ciddi kira ve tanıtım destekleri ile
ilerlediler(Turqualty) ama artık bu destekler de kesildi.
Bu başarı hikayeleri haricinde Greek Yogurt şeklinde satılan Chobani markamıza
değinmeyeceğim.
Geldiğimiz noktada bana göre Gastronomik Türk mutfağı tanıtımı konusunda (sadece Türk
markaları değil) akım yaratmak adına yapmamız gereken çok konu var ama gerçekten bu işe
inanmış laf olsun diye değil gönülden ülke sevgisi içinde çalışacak 10 tane zeki ve işbitirici
işadamı ve 10 bürokrat ile ülkemiz Dünya’nın en iyi Gastronomik ülkesi olacağı inancındayım.
Bu haftalık neden bu kadar kalın sağlıcakla …